portakalsekerii etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
portakalsekerii etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2012 Salı

Kortizon

Mucizevi ilaç diyorlarmış kortizon için.
Olabilir ama dozundaysa...
 Ben bu tedaviyi ilk hastalığımın başında almıştım 1 ay boyunca ama çok yüksek dozda.
Günde 18 hapla başlamıştım.
O zamanlar ilaçları ben sadece içmekle meşguldüm.
Ne prospektusü okurdum nede internetten araştırırdım.
Yan etkilerini bilmiyordum ama bende gariplikler olduğunun farkındaydım.
-Dayanılmaz kemik ağrım vardı.
-Tedavi başlamadan önce iştahsızdım ama kortizon tedavisinin başlamasıyla iştahım inanılmaz derecede arttı.
Öyle ki yemememden şikayet eden annem günde 5-6 öğün yememden şikayet eder oldu. Çünkü yemek yetistiremiyordu.
Açlıktan ağlıyordum ve meyve verdiklerinde susuyordum.
Evet garip gelebilir ama bu ilaç böyle.
 Sonra ben yine yan etkilerden habersiz serbetli tatlılar, çikolatalar ohh ye Özge ye :)
Hastaneye gittiğimizde tahliller yapıldı birde şeker yüksek çıkmasınmı ?
Meğer bu ilaç şeker ayrıca tansiyonda yükseltiyormuş.
Eğer biraz daha yükselirse insülin iğnesi yapacaklarını ve ilaç bitene kadar şekerli şeyler yemememi söylediler.
Tansiyon yükselttiği içinde tuzuda kesmem gerekiyormuş.
Neyse birde benim aşırı mide ağrım vardı.
Zaten ilacı almadan yarım saat öncede mide surubu içiyordum ama yinede o ağrı oluyordu.
Zamanla benim yanaklarım sismeye başladı.
Ama 1 ay hastanede yattığım zaman çok zayıflamıştım o yüzden hafif şişmem beni sadece normal halime getirmişti.
İlacı kullanmaya devam ettikçe aşırı şiştim ve normal halimdem çıkmıştım. Bu sadece yüzümdeki şişlikten ibaret değildi tabiki vücudumda da ödem ve kilo olmuştu.
Ve benim psikolojimi gerçekten alt üst eden durum;
 Yüzümde kollarımda ellerim ayak parmaklarıma kadar tüy diyemiyicem kıl bastı.
Herkesin beğendiği o kaslarım kapkalın olmuştu.
Çenem yanaklarım...
Hiçbir şeye değilde işte o etkiye çok ağlamışlığım vardır benim.
Ama ilacı kestikten sonra yan etkiler ağrılarda bitti.
Sisligim bir süre sonra azda olsa indi ve yüzümde ki o aşırı tüyler döküldüler kendiliğinden.
Aradan 8 ay geçti ve tedavilere cevap veremediğim için yeniden tedavi olmam gerekiyordu.
Bu tedavide gerekliydi tabiki.
Kilom henüz gitmemisken 2.kortizon tedavisiyle birlikte ben tekrar şiştim tekrar kilo aldım ve tekrar yüzümde tüyler çıkmaya başladı.
Ama bu defa tecrubeliydim ve olabilecek her etkiye hazırlıklıydım.
Sisin ineceğini ve tüylerin döküleceğini biliyordum.
Diğer etkilerde tabiki oluyordu mide kemik ağrısı şeker tansiyon vs. Ama onları anlatmama gerek yok heralde.
Neyse bu tedaviyede atlattık, tüyler döküldü ama şişlik ve kilo tam olarak gitmemişti.
3.Kortizon Tedavisi
Aradan 10 ay geçti... Hastalığım tekrarladı. İlik nakline ihtiyacım vardı ama son bir ümit ATG veya ALG tedavisi almadan yalnızca kortizon tedavisi başladılar.
Açıkçası ben bu tedaviye karşı çıktım,  kabul etmedim.
Ama bir haftalık olduğu söylenince mecburen kabul ettim.
Ve 3 tane iğne şeklinde kortizonu meyvesuyunun içine katıp zehir icermiscesine içtim.
Tadı resmen zehir !
Bu defaki kortizon tedavisi önceki 2 kortizon tedavisinden kat kat ağırdı.
Yılda bir kere vurulan iğneyi ben günde 3 tane aç karnına ağızdan alıyordum.
Yan etkiler 2.günden başladılar.
Bacaklarım kemiklerim hafiften ağırıyordu.
3. gün olunca midem ağırmaya başladı.
Karnım acayip şişti. Karın şişliğinden insan sabahlara kadar ağlar babasının uyumasına istemeden engel olurmu ?
Bilmeyene göre ne ağlanır nede babasının uyumasına engel olunur.
Ama o öyle böyle bir şey değil.
Bu arada ben ve babam o zaman Ankara'daydık.
Mecburen 10 gün boyunca orda kaldık.
Ben hala ilacı 1 hafta kullanacağımı sanıyordum ki kontrole gittiğimizde ilacı 2  ay kullanmam gerektiğini söylediler.
Yapacak birşeyim yoktu.
İlaç birden kesilemezdi azaltılarak kesilecekti ama bunun için 2 ay gerekliydi.
Onada tamam dedim mecburen, yeterki evime kendi şehrime döneyim !
Erzurum'a döneceğimiz gün havaalanında fenalaştım.
Ama bir sorun çıksın istemediğimden sustum iyim dedim.
Erzuruma döndük sonra.
Asıl sorunlar başladı ...
Karnımın şişliği arttı gittikçe patlama noktasına geldi neredeyse.
Gece-gündüz acildeydik.
Sürekli ağrı kesici serumlar,tam anlamıyla perişandım o günlerde.
Karnımın o derece şişliğinin ardından birde şekerim 300 e çıktı.
Sürekli şekerimin ölçülmesi için acile gidiyorduk.
Şekerin yükselmeside beni halsizleştiriyordu.
Derken ilaç kemiklerime vurdu.
Ağrı tuttuğu an,inanın işte o kemik ağrısı Allah'ım kimseye vermesin o kemik ağrısı beni isyan ettirdi.(Rabbim affetsin).
Yaşamayı o kadar çok isteyen ben ölmeyi ister olmuştum işte o ağrıdan !
Dayanılmıyordu,dayanılmıyordu !
Ağlamalarım apartmanı yıkıyordu resmen ama elimde değildi.
Başımda Kur-an okuyorlardı,Allah razı olsun azda olsa acım ağrım hafifliyordu.
Ama inanın geçmek bilmiyordu.
Acilde,poliklinikte serum serum üstüne ...
Sıcak su torbası ,annemin babamın ablalarımın hatta küçük kardeşimin bile başımda bacaklarımı okuyarak ovmalarına rağmen acım bitmiyordu.
Elden ayaktan kesilmiştim artık.
Banyoma kadar annem herşeyimi yaptırıyordu.
Birgün hiç unutmam;
Misafirlerimiz gelecekti.
Ben o gün bırakın bacağımın ağrısını kolumu bile kıpırdatamıyordum.
Boynumdan aşağısı resmen tutmuyordu.
Zaman geçti,çok değil 1 hafta...
Kontrole gittik yine polikliniğe ve oradayken bacağımda kireçlenmiş gibi sesler çıkıyordu.
Yürürken topalladığımı farkettim.
Eve döndüğümüzde o bacağımda ağrı oldu ama geçer diyip sabrettik.
Gece olduğu zaman ise ağrım şiddetlendi ve dayanılmaz hale geldi.
Artık yürüyemiyordum ,inanamıyorum yürüyemiyordum.
Bacağım şişmiş ve katlamış şekildeydi.
Benim amcam doktor ve babam amcama bacağımdan bahsetti amcam ise iç kanama olabileceğini söylemiş.
Bu yüzden hemen ambulansı aradı babam,yürüyemediğim ve bacağımı düz tutamamam nedeniyle yardım etmeleri için. (Sağolsunlar çokta yardımcı oldular,beni sırtında indiren babam oldu!)
Saat gecenin 1iydi.
Beni yatıracaklarını söylediler ama yer olmayınca sabaha kadar müşade altında tutmamız gerek dediler.
Film çekildi, sonra ağrı kesicilerle ağrımı hafiflettiler.
Sabaha doğru ortapedici gelince alçıya alacağını ve sıvı almaları gerektiğini söyledi.
sonra ortdan kayboldu (?)
Ben biraz toparlayınca doktorlar eve gidebileceğimi söylediler.
Ama kesinlikle yürümek bacağa yük vermek yok dediler.
Benim akılsız başım yürümezsem bir daha yürüyemeyeceğimi düşünüp bastım yürümeye çalıştım.
Ama yanlış yapmışım.
Sonra benim bacağım gittikçe şişti ve düz tutamıyordum.
Yürüyemez oldum babamın kucağında 4 katı inip çıkıyordum.
O sıra ben ateşlendim ve beni yatırdılar hastaneye.
Birde üstüne damardan antibiyotik tedavisi gördüm.
Sonra beni ortapediye yönlendirdiler tekrar bacağım nedeniyle.
Bacağımdan bağırta bağırta iğneyle sıvı aldılar.
Eğer içinde mikrop çıkarsa ameliyat edeceklerini söylediler.
Çok şükür temiz çıkmıştı.
Bu ara ben bacağım için çok defa ortapedi hocalarına gittim fakat geçici dediler krem ve bandaj vermişlerdi.
Hiçte işe yaramamıştı açıkçası.
Sonra bacağım için bir ilaç verdiler onu hep içtim.
Önce Allah'ın sonra o ilacın yardımıyla bacağım günden güne iyiye gitti ve gerisi zaten bu yazımda Sihirli Değneklerime tık tık :)
Sonra babam bu ilacın birde hapını kullanacağımı söylemesinmi ? Yıkıldım...
Ama olan olmuştu artık,ne gerekiyorsa yapmam gerekiyordu.
Yaklaşık bir 20 günde hapını kullandım ve acayip şiştim.
Yüzüm,vücudum resmen konuşamıyordum yüzümün şişliğinden.
Öyle böyle değil koca 2.5 ay böyle geçti.
Çok şükür şişlik tüyler haricinde toparlandım ve kortizona tövbe dedim :)
Sonuçmu ?
Bu tedaviyede cevap veremedim ve bu kadar acı sıkıntıyı boşuna çektim.
Yazım çoook uzun oldu ama kusura bakmayın.
Bu birde kısaltılmış hali :)
Hoşçakalın :)



29 Eylül 2012 Cumartesi

Yazarım...

İnsan bazen derdini birileriyle paylaşma ihtiyacı buluyor. Fakat paylaşacak bir yakını, dostu, belkide anlattıklarını anlayacak biri olmuyor. Birçok dostum var elbette, her zaman yanımda olan anlamasada beni anlamaya, bana yardımcı olmaya çalışan. Fakat ben duygularımı düşüncelerimi yaşadıklarımı gördüklerimi umutlarımı heyecanlarımı kısaca herşeyi yazarak anlatırım. O şekilde ruhum rahat eder. Kendimi bildim bileli yazarım ben. 9 yaşındayken ilk siirlerimi yazmıştım. Ve hep yazdım... Çok defa günlük tuttum adı günlük olsada aslında yaşıtlarım gibi o gün neler yaptığımı değilde farklı bir dille hayata dair düşüncelerimi hikaye gibi yazardım aslında. Halada tutuyorum ama günlük değil ilhamlık :) O an aklıma yaşadığım ne geliyorsa farklı bir dille yazarım. Mesela ilk yazım sihirli degneklerim benim defterimden alıntı. Oraya ne yazdiysam bu blogada aynı şekilde yazdım hiçbir cümleden çekinmeden. Ve sunuda söylemeliyimki ben yıllardır bloggerım,gizli blogger :) Kendi çapımda yıllarca yazdım aslında bir blogum olduğunu duyursaydim, hep devam etseydim belki daha iyi yerlere gelebilirdim bu konuda ama yaşım gereği olsa ki o zamanlar yazdığım yazılar basit ve cocukcusu geldiği için bir kaç ay önce eski blogumu ve yazılarımı sildim. Ama bu bloğu artık herkes bilsin okumak isteyen okusun. İnşallah ünlü bir blogger olarak sesimi duyurabilirim Gamze anne gibi ilik bulabilirim :/ Ahh keşke ...